|
|
||
|
Aşık Ruhani |
||
|
Kamera Çekimi İçin Tıklayınız |
||
|
Aşık Ruhani 1931 Tortum doğumluyum. Meslek hayatıma dokuz yaşında başladım. 20 yaşında çalıp söylemeye başladım.Küçük yaşta gözümü kaybettim.Babamın ozan olmama rızası yoktu “kerem gibi çöllere düşersin diyerek beni eleştiriyordu. Buna rağmen ben Halk Ozanlığını tercih ettim.55 yıldır bu işin içindeyim. Beni sevenler de var sevmeyenler de.Halk Ozanlığı çok geniş bir kavram olduğu için 55 yılımı da versem, bu meslekte öğrendiklerim sınırlı olacaktır.Mesleğimde sayısız ödüller aldım.1997 yılında Atatürk Üniversitesi tarafından hazırlanan üçyüz sayfalık bir teze konu oldum. AŞIKLAR, HALKIN YÜREĞİ VE VİCDANLARIDIR ERZURUM:Sayın Ruhani,Halk Ozanı olarak Halk Edebiyatı ve alanınızda bu mesleği icra eden kişilerin sorunlarını okuyucularımızla paylaşır mısınız? RUHANİ:Halk Edebiyatına eski önem verilmiyor. İki üç türkü söyleyen dahi kendini Halk Ozanı olarak tanımlıyor.Bu işi gerçek manada yapan Halk Ozanlarının maddi ve sosyal güvence açısından oldukça büyük sorunları var.Bu konuda gerçek Halk Ozanlarının tesbit edilmesi için kurul oluşturulup sınavlar yapılmalıdır.Eskiden kahvehaneler muhabbetlerin ve dayanışmanın olduğu mekanlardı.Halk hocamız, kahvehaneler okulumuzdu.Sazımızla topluma önemli mesajlar verirdik. Ama bugün Halk Edebiyatına hak ettiği değer verilmiyor.Halk Ozanları öldükten sonra hatırlanıyor. SANATLA POPÜLER KÜLTÜR KARIŞTIRILMAMALI ERZURUM:Sayın Ruhani,günümüzde sanat adına iki üç şarkı veya eserle çıkış yapan kendilerini sanatçı olarak tanımlayan gençler var.Bu alanda yoğun bir talep yaşanıyor. Konu ile ilintili olarak neler söyleyeceksiniz? RUHANİ:Gerçek sanat topluma verilen mesajlarla ölçülür.Bugünkü gençlerin büyük çoğunluğu Avrupa ya özeniyor.Bu durum toplum adına büyük bir olumsuzluk. Seslendirilen eserde toplumun kanayan yaralarına değinilmeli gerekli yerlere mesajlar verilmelidir. ERZURUM’DAN GÖÇ EDENLER ÜZERİNE ERZURUM:Sayın Ruhani,Erzurum son dönemlerde sürekli göç veren bir kent haline geldi.Bu göç furyasına Halk Ozanları da katıldı.Bu ozanların dörtlüklerinde Erzurumla ilgili sitemli ifadeler yer aldı. Sizce doğulan yer mi önemlidir, doyulan yer mi? RUHANİ:Bu memlekete sitem duyulmasına anlam veremiyorum.Karın, kışın çilesini çeken, Erzurum’u düşünen, yatırımlarını burada yapanların vefa duygusuna önem verdiğini söyleyebiliriz.Buradan gidenler maddi açıdan kendilerini düşündükleri için böyle bir tercih yapmışlardır.Bunu sadece Halk Ozanları için değil, Erzurum’u terk eden diğer meslek mensupları için de söyleyebiliriz.İnsan doğduğu yerdeki imkanları doyuma çevirdiği oranda mutlu olur.Erzurum kimseyi küstürmemiştir sorun küsenlerdedir. BÜLBÜLLER AĞLIYOR, GÜLLER PERİŞAN ERZURUM:Sayın Ruhani ilginç bir anınızı okuyucularımızla paylaşır mısınız? RUHANİ:Günün birinde Oltu’nun bir köyüne gittik.Atlarımızdan indik.Harap olmuş yabani bülbüller öten bir yayladan geçtiğimizi hissettim.virane olmuş yaylayı herkes terk etmişti.Vefasızlığın geldiği boyutu orada birkez daha hissettim.Oysa ondan önce yayla şenliklerin,muhabbetlerin yapıldığı bir mekandı.Ağlayarak bir dörtlük besteledim. HAL EDEBİYATINA GÖNÜL VERENLERE SELAM.. ERZURUM:Son olarak söyleşimize eklemek istediğiniz bir mesajınız var mı? RUHANİ:Bu fırsatı bana verdiği için Erzurum Gazetesine çok teşekkür ediyorum.Halk Edebiyatına hak ettiği değer verilebilmeli,Aşıklık geleneği eski saygınlığına kavuşabilmelidir. İnsan her mesleği yapabilir,ama oznlık yaratılıştan gelen özel bir yetenek ister.Halkın ortak değerleri ve kültürü Halk Edebiyatına önem vermekle korunur. GÖZLEM VE İZLENİMLER Aşıklar Çayevinde bu mesleğe yıllarını veren Ruhani ile yaptığımız söyleşinin ardından büyük usta ricamızı kırmayıp sazını alarak yazdıklarını saz eşliği ile bizimle paylaşıyor.Çırağı İmamoğlu ustasına saygı göstererek sazı kendi çalıyor,sözleri ona bırakıyor.Müthiş bir usta-çırak ilişkisi olduğuna tanık oluyoruz.Gazeteci olduğumuz için Ruhani seslendirmek için “kalem”adlı eserini tercih ediyor. Ruhaninin bu eserini sizlerle paylaşıyoruz.Türkü tadında bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz için Ruhaniye teşekkür edip oradan ayrılıyoruz. RUHANİ’NİN SAZINDAN VE SÖZÜNDEN KALEM “Dünyaya ün salmış adı Hükümran hünkardır kalem Her kapıyı her kilidi Açan anahtardır kalem
Ağır başlı zümrüt taçlı Olgun ruhlu altın uçlu Bütün silahlardan güçlü Kurşundan ağırdır kalem
Kalem arşı kürsü gezmiş Kalem tılsımları bozmuş Kalem kutsal kitap yazmış Her ilme mahirdir kalem
Kalem sevene yaklaşır İlden ile ilim taşır Yetmiş iki dil konuşur Çok ehli hünerdir kalem
Sabırdır her ilmin başı Kalem onun arkadaşı Hele yüzde seksen beşi Çözülmemiş sırdır kalem
Kalem alemin içinde Alem kalemin içinde Kalem kelamın içinde Yeryüzünde hürdür kalem
Aşık Ruhaniyim bence Hür irade hür düşünce Dünya var olmazdan önce Yaratılmış nurdur kalem”
|
||