|
Ardost.com Fıkralarımız Fıkra Video |
|
|
1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 - |
|
|
Erzurumlu İstanbul’da gezerken hele bir diskoya uğrayayım demiş
ama,kapıda |
|
|
Erzurum”un En yüksek dağları hangisidir yazılı sorusuna bir öğrenci
“bennem “ |
|
|
GECE YEDİĞİN BALDI,ŞİMDİ ...HU YEDİN.. Erzurum zenginlerinden birisi misafirleriyle gece ahbaplık yapıyordu.Sabaha
|
|
|
Karayolu ile seyahati sakıncalı olacak derecede hasta bir Erzurumluyu
hayatında |
|
|
Erzurum'un yerel sanatçılarından Raci ALKIR çay bahçesinde konser
verirken |
|
|
Palandöken'de kayak yapmaya gelen bir hanımefendiye İstanbul'a
dönüşünde : |
|
|
Erzurumlunun biri ölür. Öbür tarafta terazi de günahları tartılır, günahı sevabından çok olunca bunu cehenneme atarlar. Tabii zebaniler başlar bunu dövmeye. Canı çok yanan Erzurumlu zebanilere der ki: "Gardaş, anbele edirsiz diye kimse burya gelmek isdemir." |
|
|
Yine günahı sevabından çok olan bir Erzurumlu cehenneme gider. Bunu ateşe atıp üstüne kapıyı kapatırlar. Ateşte yanan herkes bağırırken Erzurumlunun sesi duyulmaz. Bunu merak eden zebaniler durumuna bakmak için cehennemin kapısını açınca Erzurumlu bağırır: "Ola gardaş kapiyi kapatın da... Daha yeni gemiklerim ısınmiya başladi." |
|
|
Erzurumlunun biri İstanbul'a çalışmaya gider. Ömründe hiç fotoğraf görmemiştir. Aynaya bakar, aynadaki simayi kendi fotoğrafı zanneder. Der ki: "Ne güzel resmim var. Buni nişannıma gönderim fotorafımi görsün." Nişanlısı aynada kendisini görünce: "Ana, Memmet üsdume kuma getirmiş!" diye bağırır. Anası: "Hele ver banim." der. Anası aynada kendisini görünce, der ki: "Bula bula da anbu kafderi mi bulmuş?" |
|
|
Erzurumlunun biri İstanbul'da berbere gider. Berber bunun Erzurumlu olduğunu anlayınca tıraş ettiği adamla yüksek sesle muhabbete başlar. "Geçenlerde bir Erzurumlu geldi. Traş edecektim. Tam sabun sürmeye başladım, bileğimden tutdu. "Gardaş biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh, dedi. Sabunuz tıraş ettim kalktı gitti." Sıra Erzurumluya gelir. Berber tam sabun sürecekken bileğinden tutar: "Biz Erzurumlu yuh, sabunnan tıraş olmazıh gardaş."der. Berber sabunsuz tıraş etmeye başlar. Erzurumlunun yüzü kan içinde kalır. Sonunda dayanamaz ve: "Gardaş ben Erzurum'un kövündenem. Sen hele birez sabun sür." der. |
|
|
Ağa sürüsünü görmeye gider . Çoban: "Ağa kurt geldi, vallah ambu garabaş hepsini hakladi" deyince, ağa da: "O kara koyuni kesin yesin" der. Çoban ağayı yolcu eder, kara koyunu da kesmez. Aradan seneler geçer, kara koyunun nesli çoğalır, bir sürü olur. Çoban "Helal mıdır, haram mıdır?" kuşkusuna düşer. Gider kadıya durumu anladır. Kadş: "Yüzde yetmişini zamanın kadısına vermen geri kalanı fakir fukaraya dağıtman lazımdır." deyince çoban şaşırarak sorar: "Gadi efendi, sen bizim garabaşın neyi olirsan?" |
|
|
Erzurumlu tüccarlardan biri İstanbul'da Kullebi Turan'a rastlar. Eskiden Turangilin komşusu olan tüccar mersedesini durdurup bağırmış: "Turan, Turan." Turan demiş işte: "Ooo, ağabey neydirsen?" "Ola Turan neydirsen buralarda?" "Gezirem abe." Tüccar Erzurumlu demiş: "Ola anam hesde, Amerikan Hasdanesinde. Bende gidirem oni görmiye." "Yaa elemi? Ben de gelim." demiş. Kullebi Turan binmiş araba ya, getmiş hastaneye. İhtiyar karı yatıyor yatakta. Turan demiş: "Eze nasılsan, ey oldun mi? Beni tanıdın mi?" "Ana gurban tanıyamadım." "Eze nasi tanımazsan da, ben sizin bacayı küriyirdim, sen bene kavurma eyhmegin arasına şerirdin. Ben Turan da..." "Ana gurban tanıyamadım." "Eze da ben sizin evin yanında oturirdim. Su getirirdim size, sen bene yağ sürer eyhmegin arasına verirdin?" "Ana kurban tanıyamadım." Turan dönmüş o tüccar arkadaşına: "Kalk ulan gideh. Bu neyini ne yapdığım senin anan değil |
|
|
Erzurum'un eski evleri büyük odalar iç içe ve tuvaletleri dışarda imiş. Adamın birisinin evi diğerlerine nazaran daha iyi imiş. Adam evini kiraya verirken kiracı adayına evini methediyormuş: "Guti cibi ev, içi oda bir sofa, düz ayah abdeshana ağzızın dibinde; bahca ceniş p..., püsür ekin yiyin." |
|
|
İstanbul'da bir lokantada sıkıla büzüle oturan bir Erzurumlu daha ne yiyeceğine karar verememiştir. Garson kendisine yaklaşırken, yan masadan birisi garsona seslenir: "Bana bir kürdan verir misin?" Erzurumlu, garsonun gecikmesinden faydalanarak ne yiyeceğine karar verir. Garsan ne arzu ettiğini sorunca, Erzurumlu: "Bene bir porsiyon kürdan getir" der |
|
|
Naim Hoca, bir gün namaz kıldırırken abdesti kaçar. Cemaate çaktırmadan dışarı çıkar, kapıyı kitler. Abdest alıp geri döner. Cemaatten biri sorar: "Hocam, nere geldin?" Der ki: "Abdes aldım." "Peki niye kapıyı killedin?" Hoca der ki: "Hemi gavallar, ben gidim, siz de pelimden kaçasız." |
|
|
Dâvâlıyla davacı kadının huzuruna çıkarlar. Kadıya hediye olarak dâvâlı katır, davacı da kilim getirmiştir. Kadı mahkemenin sonucunu þöyle açıklar: "Seni de sevdim, kilimini de ama gatır ayağıma basir." |
|
|
Üç arkadaş, Yaylarıyla oklarıyla ava kuşa çıkarlar, üç tane kuş vurrurlar: Biri kaz, biri mezmendek, biri de ördek. Bunlar üç kuşu bölüşemezler: "Gahın gidah gadinın yanına, o bize bölsün." derler, götürürler kadıya: "Biz bunnari bölüşemirik, sen bize böl." Kadı der ki: "Goyun ortaya bahim şunnari." Kuşları ortaya koyarlar. Kadı bakar bakar, der ki: "Gaz gadiya az Bu yana da gelsin mezmendek Üçüze de bir ördek Gahın alın gidin." Bunlarda, üçü bir ördeği alır yola koyulurlar. |
|
|
Bir tane hoca varmış, nereye gitse önüne koyulan her şeyi yer, içer, siler süpürürmüş. Yine bir eve misafir gitmiş. Hocaya güzel bir sofra kurmuşlar. Hoca da önüne gelen her yemeği "Sünnetdir" diyerek silip süpürmüş. Yemekten sonra abdest almak için ayağa kalkmıþ, evin çocuğuna: "Gel bene su tok." demiş. Çocuk suyu dökerken hoca: "Yavrum senin adın ne?" diye sormuş. Çocuk heyecanla: "Farz, Farz!" diye bağırınca: "O ne demek yavrum, o ne biçim isim" diyen hocaya çocuk der ki: "Hemi, sünnet diyim ki beni de yiyesen." |
|
|
Naim Hoca bir gün kömür alır. Arabacıya der ki: "Buni Yoncalık'daki evime götür." Arabacı der ki: "Hocam adresin nasıl?" "Oğlum Yoncalığa get, Naim Hoca dedin mi herkes gösterir." "Ya Hocam bilemezlerse?" "Terzi Naim de, o zaman bilirler." "Ya Hocam gene bilmezlerse" "De ki Kuyumcu Naim herkes tanýr, sene evi gösterirler." Arabacý tekrar: "Ya Hocam gene bilmezlerse." deyince. Naim Hoca sinirlenir, der ki: "Oğlum, kavat Naim de, herkes sene evi gösterir." |
|
|
Cenaze Namazı |
|
|
SEVAP
|
|
|
BENNEN YATIP
|
|
|
ELEYSE NİYE DURDUNKİ
|
|
|
|
|
|
ELLEM GULLEM |
|
|
Tofas Servisinin Teyyo Pehlivan Fıkraları Tıklayınız |
|